Prostat Kanserinde Moleküler Görüntüleme

Galyum 68 PSMA PET-CT

Prostat kanseri 50 yaş üzerindeki erkeklerde en sık, kansere bağlı ölümlerin akciğer kanserinden sonra ikinci en sık nedenidir.

Prostat Kanseri Belirtileri

Erken evrede prostat kanseri genellikle hiçbir belirti vermez. İlerlemiş prostat kanserleri bazı belirtilere neden olabilir

  • Özellikle geceleri, yavaş ya da zayıf idrar akımı veya daha sık idrara çıkma ihtiyacı,

  • İdrarda kan (hematüri),

  • Ereksiyon sorunu (iktidarsızlık),

  • Kemik metastazlarına bağlı yakınmalar; kalça, sırt, göğüs ya da diğer alanlarda ağrılar

  • Bacak veya ayakta güçsüzlük veya uyuşma, omurilik basısına bağlı mesane veya bağırsak kontrolü kaybı.

Bu belirtiler birçok başka hastalıkta da oluşabilir. Ancak doktorunuza başvurmak için uyarıcı olmalıdır. 

TANI

 

Prostat kanseri, çoğu durumda yakınması olmayanlar erkeklerde tarama ile saptanır. Prostat kanseri belirtileri şunlardır:

  • Hematüri

  • İdrar şikayetleri

  • Sırt ağrısı

Prostat kanseri tanısında PSA (kanda prostat spesifik antijen testi), makattan muayene, transrektal ultrason (makattan ultrason, TRUS) ve biyopsi ile histopatolojik inceleme temel yaklaşımı oluşturur. Kanserli hastaların %32 sinde PSA 4.0'ün altındadır. Normal kişilerin % 79'unda PSA 4.1'den yüksektir. TRUS ve biyopsi ile kanserlerin %37-50'i saptanamıyor, TRUS rehberliğinde yapılan >33.000 biyopside ancak %44.6 oranında malign bulunmuştur. 

Erken Belirtiler

1/3

Geç Belirtiler

1/5

PROSTAT KANSERİNDE EVRELEME

 

Prostat kanseri TNM sistemi ile evrelendirilir.  T tümör, N lenf nodu, M uzak yayılımı ifade eder.

 

T1 tümörler

 

Taramalarda veya prostat muayenesi sırasında saptanan çok küçük boyuttaki tümörlerdir. Yüksek kan PSA düzeyleri nedeniyle yapılan iğne biyopsisi ile saptanabilirler.

 

T2 tümörler

 

T2 tümörler, tamamen prostat bezi içindedir ve 3 alt gruba ayrılır:

 

T2a - Tümör prostat bezinin sadece bir lobundadır

T2b - Tümör yarıdan fazlasını tutmuştur.

T2c - Tümör her iki lobu tutmuştur, ancak prostat bezi içindedir.

 

T3 tümörler

 

Prostat bezinin kapsülne veya dışına yayılım vardır. İki alt gruba ayrılır:

 

T3a - Kapsülü tutumuştur

T3b - Tümör seminal veziküllere yayılmıştır

 

T4 tümörler

 

Kalın barsak, mesane, kas gibi komşu organ ve dokulara yayılmıştır.

MR görüntüleme

 

MR görüntüleme de yeterli duyarlılıkta değildir (duyarlılık 76%, özgüllük 82%). Multiparametrik MR adı verilen yaklaşım tanı doğruluğunu arttımıştır.  Bu yöntemde anatomik detaylar (T2 ağrılıklı görüntüler), yanında diffüzyon ağırlıklı MR, dinamik MR veya spektroskopi tekniklerinden en az ikisi kullanılır. Orta ve yüksek riskli tümörlerin % 90 dan fazlası bu yöntemle saptanabilmektedir. 3 tesla ve endorektal kiol MR teknikleri yani uygulanmakta tekniklerdir. Lenf bezi değerlendirmesinde ise standart MR başarısı düşüktür (%35). Demir oksit partükülleri ile yapılan yeni kontrast MR çalışmalarında doğruluk oranları yüksek bulunmuştur.

MR'da pankreas kanseri 

Patolojide pankreas kanseri

PROSTAT KANSERİ GÖRÜNTÜLEMEDE UMUT VERİCİ MOLEKÜLER YÖNTEM: PSMA PET-CT
 

Erkeklerde en sık görülen kanserlerden biri olan prostat kanseri tanı ve tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşanıyor. Bunun temelinde, önemi giderek artan kanser hücresine yönlenen akıllı moleküller var. Prostat kanser hücresini özgün olarak saptayan moleküler görüntüleme çalışmalarının başlangıcı 20 yıl öncesine kadar uzanıyor. Günümüzde kanser hücresi yüzeyindeki özel bazı yapıtaşlarına bağlanıp hücreye giren özgün maddeler aracılığıyla, hem çok başarılı görüntüleme hem de etkin tedavi şansı doğmuş durumda.

 

PSMA nedir?

 

PSMA (prostat spesifik membran antijen) prostat kanser hücreleri üzerinde yüksek düzeyde mevcut olan dimerik tip II integral membran glikoproteindir. Prostat kanserinin seyri ve prognozu açısından belirleyici olduğu gösterilmiştir. Prostat kanserli hastaların % 95'inde pozitif bulunmuştur. Yüksek PSMA seviyeleri, hastalığın agresif biçimleri, yani, metastatik ve daha yüksek dereceli prostat kanserlerinde görülmektedir. Yüksek düzey PSMA, cerrahi olarak tedavi edilen prostat kanserinde erken nüks ile de ilişkili bulunmuştur. PSMA, prostat kanseri karakterizasyonu ve tedavisi için mükemmel bir hedeftir. 

 

PSMA PET-CT nasıl uygulanır? Tanı ve tedaviye katkısı nedir?

 

Diğer birçok kanserde başarılı olduğu bilinen standart ve yaygın olarak kullanılan FDG PET-CT adı verilen yöntem prostat kanserinde başarılı bulunmamıştır. Prostat spesifik antijen (PSA) adı verilen kan testi ile kolaylıkla ölçülen prostata özgün maddenin varlığı bu alandaki araştırmalara yol göstermiştir. Günümüzde prostat spesifik membran antijen (PSMA) adı verilen prostat kanser hücresine özgü maddeler görüntüleme amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. PSMA, Galyum 68 izotopu ile bağlanıp damar yolu ile verilerek kanser hücrelerinin varlığı, başka organlara yayılıp yayılmadığı Nükleer Tıp ünitelerinde PET-CT cihazları ile saptanabilmektedir. Patolojik değerlendirmede kullanılan hastalık şiddetini gösteren gleason skoru ile PSMA tutulumu paralellik gösterir. Bu görüntülemenin % 90'ın üzerinde doğrulukta olduğu saptanmıştır. Prostat kanseri tarama ve takibinde kanda ölçülen PSA kan testinden daha hassas olabildiği gösterilmiştir. Bu yöntem daha önce bilinmeyen vücuda yayılım odaklarını saptayabilmekte hastalık evresini ve dolayısı ile tedavi yaklaşımını değiştirebilmektedir. Özellikle tanı aşamasında yapılan patolojik hücre analizlerinde orta ve yüksek yayılma riski olduğu saptanmış hastalarda bu teknik oldukça yararlı olma potansiyeli taşımaktadır. Prostat kanserinin sıklıkla yayılma gösterdiği yakın lenf bezleri ve kemik gibi dokulardaki hastalık varlığı ortaya konarak, hastaya yararı olmayacak, önemli yan etkileri olabilecek tedaviler engellenebilmektedir. Prostat kanseri hastalarının tedavi sonrası takipte hastalığın nüks edip etmediği muayene bulguları, kan PSA değerleri veya ultrason, tomografi, manyetik rezonans görüntüleme (emar) gibi görüntüleme yöntemleri ile araştırılmaktadır. Elde edilen ilk verilere göre Galyum 68 PSMA PET-CT yöntemi hastalığın nüks edip etmediğini, nüks etmiş ise yaygınlığını ve tedavi seçeneklerini belirlemede tüm bu yöntemlerden daha başarılıdır. Nüksü saptamada çok düşük PSA kan değerlerinde bile iyi sonuç alınmaktadır ve diğer görüntüleme yöntemlerinden çok daha hassas olduğu gösterilmiştir. Tüm bu başarılı ilk verilere karşın bilim dünyasında henüz yöntemin nerede ve nasıl kullanılacağı konusunda kanıta dayalı rehber yoktur. Bununla birlikte patolojik skorlaması ve evresi orta ve yüksek risk olarak belirlenmiş hastalarında potansiyel yararı yüksek görünmektedir. Verilen madde ilaç değildir, yan etkisi yoktur, Galyum 68 radyoaktif maddesinin verdiği radyasyon ise düşük düzeydedir. Teknik ülkemizde henüz yalnızca bazı merkezlerde uygulanabilmektedir. 

Kliniğimizden PSMA PET-CT hasta değerlendirme örnekleri

Tel: 4442112

© 2013 Web tasarımı Akın Yıldız

Yazı ve tııbi görüntülerin tüm hakları saklıdır. İzinsiz alıntı yapılamaz.